Thursday, July 8, 2010

irmik helvası

tam bir tatlı canavarı olarak ben günlerdir "irmik helvası" hayali ile yaşıyor idim.ha bugün, ha yarın derken; kandil vasıtasıyla, havanın da soğuk olmasından faydalanarak (evet evet soğuk, yağmur yağıyor ve ben temmuz ayında eşofmanlarımla kapıları-pencereleri kapatarak oturuyorum) bir gayretle giriştim helva yapmaya.
önce istediğim ayarda bir tarif için nette ufak çaplı bir araştırma yaptım. ıı-ııhh! bulamadım! ben irmik helvasını tatlı-bildiğiniz baya şekerli ve sulu seviyorum. şerbeti yoğun olacak, kuru ve tatsız helvayı kim ne yapsın?
aranan tarif bulunamayınca, mahallemizin helvayla ün yapmış komşusuna başvurdum. aslında tarifi kimseyle paylaşmamam konusunda uyarıldım ama "sadece bilgisayarıma yazacağım" dedim. yalan yok! bilgisayarıma yazmıyor muyum?!
gelelim tarife:

Image Hosted by ImageShack.us



İRMİK HELVASI
1 paket irmik (500 gr)
5 su bardağı şeker
5 su bardağı su
1 çay bardağı zeytinyağı

yapılışı:
zeytinyağı ve irmiği büyükçe bir tencereye koyup güzelce kavurun. (zeytinyağı ile veriyorum tarifi, çünkü bizde başka yağ kullanılmaz) ben fazla kavrulmuş severim. hatta yaptığım bile bana az kavrulmuş geldi, 2 dk daha kavursaymışım daha iyi olacakmış. bu arada ölçtüğünüz suyu kaynatın. irmiğin rengi istediğiniz kıvama gelince, ölçtüğünüz şekeri ve ardından hemen suyu ilave edin. fazlaca fokurdayacaktır, uzun bir tahta kaşık ve derin bir tencere kullanırsanız çok problem yaşamazsınız. az harlı ateşte irmik suyu biraz çekene kadar pişirin. ben daha önce de dediğim gibi sulu kalmasından yana olduğum için çok pişirmedim. altını kapatır kapatmaz tabaklara paylaştırın. dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz: tarçın, fındık-ceviz, hindistancevizi...


Image Hosted by ImageShack.us

UYARI: bu tarif tatlıyı çok sevenler içindir. eğer çok fazla tatlı sevmiyor ve istemiyorsanız şeker oranını, daha kuru istiyorsanız da su oranını düşürebilirsiniz.

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN!

Friday, June 25, 2010

bir parfüm, bir çift ayakkabı...

yok, hayır! kadınların tutkularından ve o tutkular yüzünden yaşadıklarından bahsetmeyeceğim. anlatacağım şeyler tamamen sevgili blog sahibinin ihtirasları... hepsi bu kadar!
nişan ayakkabısı için gezinirken, gelin ayakkabısı buldum. daha erken deyip almadım. o gün bugün, o ayakkabı tam da aradığım model olmasına rağmen belki daha güzelini,daha iyisini bulurum diyerek bakınmaya devam ettim. taa ki bugün arkadaşım "inci'de %50 indirim başlamış.haberin var mı?" diyene kadar. gelinlik provası sebebiyle ayakkabıcının civarında olduğum için hemen kendimi "inci"ye attım. dedim ki: "ne olur ayakkabının 37 numarasının kaldığını söyleyin, lütfeeennnn!" kadın daha önceki alışverişlerimden ve aynı ayakkabı için yaptığım onca ziyaretten beni çok iyi tanıdığından gülümseyerek bana ayakkabıyı uzatınca dünyalar benim oldu. üstelik damat bey %50 indirimle kara geçmiş oldu. ;)
Image Hosted by ImageShack.us


düğün tarihimiz belli olduğundan beri, o güne özel bir parfüm arayışı içerisindeydim. ( bknz: tık ) meyveli ve şekerli kokular severim, ama bu sefer daha farklı, daha akılda kalıcı ve floral kokular kullanayım diye düşünüyordum. bir sürü parfüm denedim. yok o çok leylak kokuyor, yok o çok bayıcı, ne bu böyle çiçekçi dükkanı gibi, ıyyykk yasemine mi battık, bu ne lavanta baygınlığı... anladım ki ben parfüm falan alamayacağım. tesadüfen geçen gün "hepsiburada"da calvin klein euphoria indirimini görünce (neredeyse strawberry fiyatına), hadi dedim "bildiğinden şaşma gamze". acayip bir karla aldığım parfümüm bugün geldi. çok klasik ama bir o kadar da beğendiğim bir koku. içeriği ise şöyle: üst notalarda nar, trabzon hurması; orta notalarda siyah orkide, champaca çiçeği; alt notalarda siyah menekşe, sıvı kehribar, maun, krem akoru...

Image Hosted by ImageShack.us


yazı, kadınların tutkuları ve bu uğurda yaşadıkları konusuna kaydığı için sizlerden özür dilemeyi kendime bir borç bilirim!

;)

Wednesday, June 23, 2010

ya sonra...

mayıs geçti...
haziran bitmek üzere...
mayıs ayında yazılmış 1 yazı, haziran'da ise hiç...
evlilik telaşı içinde yaptığım tek şey bayıla bayıla takip ettiğim blogları ziyaretten ibaret. herşeye vakit ayırabilenleri tebrik ediyorum buradan. hem düğün hazırlıkları, hem ev hazırlıkları... ikisini birden idare etmek gerçekten zor bir işmiş. bu arada bir de bloglarında yazılar yazanlara gerçekten imrenmemek elde değil.
mesela sevgili siu ; çok takdir ediyorum kendisini. tüm hazırlıklarını, ayrıntılarıyla beraber bizimle paylaştığı için. sürekli takip ettim. harikasın! ayrıca çok çok tebrik ediyorum, ömür boyu mutlu olun inşallah. ;)
ayrıca sevgili antigone bebek bekliyor. bir erkek bebek... çok sevindirici bir haber bu! yaratıcı insan şimdiden başlamış bile çalışmalara. birinci yılını dolduran ve yorumlarıyla beni yalnız bırakmayan antigone, allah sağlıklı bir bebek nasip etsin canım benim. her zaman takipçinim, şimdilik yorumlarımla yanında olamasam da...

BU ARADA BEN NELER Mİ YAPTIM?

nişandan sonra İstanbul'a gittim. düğün bahanesiyle bol bol alışveriş yaptım. tabii ki evim için.




  • sirkeci'deki perdecilerden soft kumaş aldık. bir de swarovski taşlı düğmelerden... ne mi oldu bunlar? yatak örtüsü... işte sonuç:
    Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us



  • yine sirkeci'den anı defteri ve kalem için tüy aldım. ikisi de şark han'dan, merak eden olursa diye... defterin dışı satenle kaplamak için fazlasıyla güzel olduğu için sadece tülle kapladım ve kır düğünü konseptimize uygun olsun diye çiçek, gelinliğime uyumlu olsun diye de taş koydum. o da böyle birşey oldu:


  • nihayet fotoğrafçı ile de anlaştık. tüm gün hikayemizi sevgili serhan serter ölümsüzleştirecek. sitesi için tık.
  • en güzel detaylardan birisi ise davetiyemiz. ilk görüşte vuruldum. nerede gördüğüme gelince, "iki deli kadın"da... hemen sevgili Nuray Hanım ile irtibata geçip matbaaya ulaştıım. artık onlar bizim... :D çok teşekkürler Nuray Hanım...

Image Hosted by ImageShack.us

damatlığın içinden çıkan gelinlik... fikir çok hoş...

  • mobilyalarımızı seçtik. sanırım işin en uzun kısmı bu oldu. çünkü sadece yaşadığımız yerle sınırlı kalmayıp başka şehirleri de dolaştık. aradığımızı bulamayınca yaptırmaya karar verdik. bir kısmı hazır, bir kısmı ise sevgili mimarımız Hasan Beyin yardımlarıyla yapım aşamasında. yerleşim bitince hepsi burada olacak. ;)
  • evimizin temizliği ufak-tefek ayrıntılar dışında bitti. boya yapıldı.perdelerimiz takıldı. beyaz eşyalarımızın montajı yapıldı.mutfak yerleşimi bitti. sadece halı-avizeler ve mobilya gelecek.
  • düğün yapacak bir mekan bulamadığımız için, yazlığımızın bahçesinde yapmaya karar verdik. bunun için çim ekildi, organizasyon şirketleri ile anlaşıldı. pasta hariç bütün işlem tamam!
  • gelinlik dikilmeye başlandı. damatlık alındı. ayakkabılar da alındığında hazırız demektir. :D

aklıma gelen hazırlık çalışmalarımız bunlar. aslında kim bilir daha kaç milyon şey yapmışımdır ama...

dilerim bir daha bu kadar ayrı kalmam blogumdan ve sizlerden...

çünkü, çok özlemişim!


Saturday, May 1, 2010

manikür ritüeli

yanlış hatırlamıyorsam ortaokuldan beri tırnak etlerimle uğraşıyorum. nasıl proteinle besleniyorsam, tırnak etlerim tırnaklarımdan daha çabuk uzuyor. ve bu durum çok sinir bozucu...
kuaförde vakit geçirmekten çok da hoşlanmadığım için manikürümü evde kendim yapıyorum. bugün de yine bir manikür günüm. hazır bütün malzemelerimi bir araya toplamışken fotoğraflayıp, sizinle de paylaşayım dedim.
Image Hosted by ImageShack.us

keşke birçok insan gibi maniküre muhtaç olmadan yaşayabilseydim...
hiç manikür yaptırmamışlara tavsiyem bu belaya hiç bulaşmamaları. çünkü gerisi muhakkak gelecektir.
gelelim benim kullandığım ürünlere:
  • tırnak eti itici-et makası-tırnak makası-törpüden oluşan ufak(!) çaplı bir alet-edevat kalabalığı... içlerinde en çok törpümü seviyorum. diğer demir törpülere benzemiyor, çelik ve ömürlük-yaklaşık 5 yıldır bunu kullanıyorum. kağıt törpüler gibi tırnağa zarar da vermiyor. şiddetle tavsiye olunur.
  • sally hansen kütikül giderici: mucizevi değil ama bu ürünü kullandığınızda ellerinizi suda bekletip, etlerinizi yumuşatmanıza gerek kalmıyor. tırnak diplerinize sürüp birkaç saniye sonra etleri iterek kesmeye başlayabilirsiniz. ;)
  • oriflame tender care balm ve avon nail experts kütikül balm: etleri kestikten sonra görünümü düzgünleştiriyor ve manikürün ömrünü biraz da olsa uzatıyor. özellkile de düzenli kullanırsanız.
  • avon nail experts kütikül soyucu: sally hansen muadili bir ürün.
  • arko nem ve the body shop hemp el kremleri: hemp kış için ideal ama hem kokusuyla hem de yoğun yağlı yapısıyla yaza uygun olmayan bir krem. arko nem ise kokusuyla beni cezbediyor. oje öncesi ellerime bu kremlerle masaj yapıyorum.

tüm bunlardan sonra geriye ruh halime göre oje sürmek kalıyor... ;)

Tuesday, April 20, 2010

nişan dosyası

nihayet ilk sınavı başarıyla atlatmış bulunuyoruz.
geriye kalan akıldaki güzel anılar ve birkaç kare fotoğraf...
öncelikle nişan bohçasındaki cicilerden birkaçı:

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us



Image Hosted by ImageShack.us

aslında çok güzel pijama ve gecelikler de aldım ama onları başka bir postta yayınlayacağım. ;)

veeee işte biz:

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

ve bunlar da ayakkabım, çantam :

Image Hosted by ImageShack.us

son olarak hediye takılarım:

Image Hosted by ImageShack.us

Wednesday, April 7, 2010

masa örtüsü

daha masam yok, mobilyanın adı bile geçmiyor, ama aksesuarlar tamamlanıyor. sanırım biz vazoya, çiçeğe, örtülere göre mobilya bakacağız. :D millet gider mersine biz gideriz tersine...
masa örtüsü alma gibi bir amacım yoktu. nevresim beğendiğim dükkandan battaniye alıp çıktım. daha sonra nevresimi almaya gittiğimizde bir battaniye daha ve bu sefer nevresimi de aldım. (hepsi jua, kullanımlarını bilemem ama tarz,desen ve kumaş açısından benden iyi not aldılar. evimi yerleştirirken onları da paylaşacağım ama şimdi ulaşılması zor yerdeler.) bu arada gözüme siyah deri birşeyler ilişti. "bu ne ki" dememe kalmadan masa servis seti olduğunu anlattılar. tabii ki onu da aldım. :)
işte misafirim gelse de bi an önce kullansam diye ölüp bittiğim set:

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

kendisi 1 adet dikdörtgen masa örtüsü, 8 adet peçete, 8 adet der ve işlemeli amerikan servisi, 1 adet de yine deri ve işlemeli runnerdan oluşmakta. peçete halkaları ise hediye. ;)

Saturday, April 3, 2010

meyveli ve şekerli kokular

şu aralar biliyor olduğunuz üzere aklım-fikrim-işim-gücüm evlilik hazırlıkları... başka hiçbir şeye yoğunlaşamıyorum malesef. bu beni biraz üzüyor açıkçası. hazırlık yapmadan derslere girmeye başladım. bazen kötü anlar yaşayabiliyorum sırf bu yüzden. kendime çeki düzen vereyim diyorum olmuyor. her şeye ben koşuşturmak zorunda kalıyorum. bir de üstüne yaşadığımız ufak çaplı bir kriz var ki, evlere şenlik bir olay. düğünümüzü yapacak yer bulamıyoruz!

bay sözlüyle ben kalabalık ve şenlikli bir düğün isterken, müstakbel kayınpederim sade ve yemekli bir tören istiyor. işin kötü yanı sayı kısıtlaması yapamayacağımız için (800 kişi civarı) hiçbir yere sığmıyoruz. bunun stresi de herkesi çok geriyor. kimse isteklerinden vazgeçmiyor. neler olacak merakla bekliyorum.

düğün olacak mı bilemezken hala hayallerini kuruyorum ya, takdire şayan bir insan olduğum buradan belli zaten.

gelelim ana konuya, ben mis gibi meyve ve sımsıcak şeker kokmaya bayılıyorum. gel gelelim düğün günüm için seçeceğim parfümde kararsızım. yine aynı bir tarzı mı seçmeliyim yoksa bir değişiklik yapıp daha farklı bir koku mu kullanmalıyım?

siz hangi parfümü kullanmıştınız?


bunlar da benim favori kokularım...